4 Ocak 2010 Pazartesi

Saha Çalışmaları

2009'da yazmadım yazamadım. İlk zamanlarda, Murat ve Eda "aaaaaaaaa artık yaz" dediler. Yine yazmadım. Geçenler de ben, Murat'a artık ben bir bloga yazı yazim dedim. "YAZ MAAA YAZMA" dedi. Ben "yazıyorum yazacağım".


"Neden yazmıyorsun" diye kimse sormadı...
Bu kadar yeter ince ayar düşünceler.

Beni tanımayanlar için;

Ağustos'dan beri ''saha'' koordinatörü olarak çalışıyorum. ''saha'' ne demek ki!!! Genel anlamıyla gönüllü bulmaya ve istanbulluların gittikleri sivil toplum örgütleri, ismek, belediye, vb. Görüşmeleri yapar ve kurumsal (saha) oryantasyonları yapar. Sizin de ''şu kurumla görüş '' dediğin kurum ve kişi varsa hemen beni lütfen bağlantıya geçin...

Bir de ''saha çalışma'' gurubu var. En düzenli toplanan gurup olarak, ismimizi tarihe yazdırdık.
Şaka bir tarafa bu gurup neler başardı.
Saha görüşmeleri, ilk büyük etkinlikte stand açtık, taksicilerle çalışma başladık, lise, üniversite,kafe tanıtımları yaptık..
Kısaca durum bu...


Haftanın Sloganı : Heyyy istanbullu bu bir yerli malı sen de KATIL

Gönüllü Programı Her Gün Farklı Üniversitede-08.12.2009 tarihinde Maltepe Ünv. idik




Başardık! Maltepe Üniversitesinde kocaman bir kalabalığa oryantasyon verdik. Bu işi ben Akın , 2010 klubu başkanı Afife ve klup üyelerinden Orhan, Tansu, Ömer, Aysun, İrem Melis, Hasan’ın süper katlılarıyla sağladık. Tabiî ki hocalarımız Elif SUNGUR , Cem ÇINAR ve prof. Betül ÇÖTÜKSÖKEN’in katılarını unutmadık. Herkes işin ucundan tuttu ve 2 hafta öncesinden afişleri asmaya başladık. Bazı yerlerden söküldü ama biz azimle yeniden astık. Oryantasyondan bir gün önce tüm okul öğrencilerine(yaklaşık 4 bin kişi) sms gönderildi, kişisel mail adreslerine mail gönderildi ve okulumuzun resmi sitesinden duyuru yapıldı. O meşhur gün ise gazete, broşür, elimizde ne varsa kantin kantin dolaşıp dağıttık.Tabi sorunlarda yaşadık. Kalabalığa bilgi vermek zor oldu kesinlikle ve burada Eda’nın “tamam kriz yönetelim” demesiyle işleri rayına oturtuk. Oryantasyondan sonra gönüllü olmak için heveslenen ve gönüllülük için heyecan duyanlar vardı ve biz bundan çok sevinç duyduk. Ben günün kahramanı AFİFE ‘ ye enerjisinden dolayı teşekkür ediyorum.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Gönüllüleri İtalyadaydı






12.12.2009

Çöpten çalgılarla bestelenen İtalya’ hatıraları

Tamı tamına beş farklı ülkenin kültürüyle beraber döndük Türkiye’ye. Biz İtalya’ya çöplerden enstrüman yapıp, şehir meydanında gösteri yapmaya giden grubuz. Geceleri Romanya, Sırbistan, Makedonya, İtalya ve Kosova’nın geleneksel danslarını, enstrümanlarını, yiyeceklerini öğrenerek; gündüzleri de çevreyi gezip yaratacağımız enstrümanlar için çöp toplayarak, birbirinden güzel 10 gün geçirdik.

Bu şansı bize sunan ve bii hiç yalnız bırakmayan AKB 2010 Ajansına teşekkür ediyoruz.

Geçirdiğimiz güzel günleri anlatmak gerekirse ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: İtalya’nın Campania bölgesinin, Benevento ilinin Sant Angelo A Couplo ilçesinin Centro La Pace manastırında ağırladılar bizi. Çevreyi tanımak için yakın kasabalara yürüyüşler yaptık ve kasabaların meydanlarında bizim için özel olarak hazırlanan İtalyanların geleneksel yemeklerini o bölgenin halkıyla beraber yedik. Misafirperverlikleri için Beneventolulara çok teşekkür ediyoruz.

Bizim kültürel gecemiz ise bambaşka idi. Tabii ki de kınamızı yaktık, damat alayımızı oynadık ve oynattık; küçük bir kına gecesi havası yarattık. Rakımızı ikram ettik herkese göbek attırdık.

İstanbul kültür başkenti tanıtımımızla 36 kişinin 30’unun bu yılki gezi planlarına İstanbul’u ekletmiş olduğu söylesek abartmış olmayız sanırım. Diğer 6’sı zaten burada yaşıyor. Peki biz şimdi ne yapacağız? Şimdi ağırlama sırası bizde. En içten misafirperverliğimizi göstermek için gelecek olan konuklarımızı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Melike ESEN – AKB 2010 Gönüllüsü



29 Aralık 2009 Salı

2009'un son Aktif Gönüllü Eğitimi için Sepetçiler'deydik


27 Aralık Pazar günü 23 arkadaşımızla 2009'un son aktif gönüllü eğitimi için Sepetçiler'deydik. İstanbul'un büyülü silüeti arkamızda, Gülesin'le beraber yine çok keyifli bir gün geçirdik. Bu eğitimin gönüllü kahramanları Ata, Serkan ve İsmail'di. Onlara çooook teşekkür ediyoruz!!! Ayrıca Eda'ya sabahın bi köründe Cağaloğlu kırtasiyelerinin önünde nöbet tuttuğu için, Neco'ya taa Galatalardan kalkıp bize yardım ettiği için, Volkan ve Kenan'a da varlıklarıyla eğitimi renklendirdikleri için ayrıca bir teşekkürü borç bilirim efendim... :) Yine güzel bir grup, yine güleryüzler vardı bu haftasonu.. keşke sık sık görsek onları bundan sonra!

28 Aralık 2009 Pazartesi

Kokteylin Ardından


24 Aralık 2009; özel ve güzel bir gündü. 10 günlük yoğun temponun ardından herkesin eğlendiği, hiçbir yerde kopukluğun olmadığı, müthiş geri dönümlerin olduğu bir gece düzenledik.

Gelen misafirlerimizin, masa masa dolaşıp fikirlerini aldım. Özellikle kötü giden bir şey, memnuniyetsizlikleri var mı? Diye sordum; hep olumlu cevaplar; gecenin mükemmelliği hakkında iltifatlar aldım.

Benim yanımda olan arkadaşlara; öncelikle Neco, Eda ve Murat’a _bana bu görevi (koordinasyon) verdiklerinden ve bana güvendiklerinden dolayı_ sonra tüm ekip arkadaşlarıma ; Eda, Bahar, Hande, Sinem, Zeynep, Akın, Elvan,Ata, İlyas, Recep, Burcu, Varol, Volkan, Kadir, Cansu, Serkan, İlker, Kamile, Ayşenur, Sinan, Abdullah, Nihan, Çiğdem, Derya, Arzu ve Selkan’a çok teşekkürler. Ayrıca gecenin müziklerini yapan Ghetto’dan Murat Kanar’a ve Gaydaİstanbul’a da teşekkür ederim.

Biz gönüllüyüz. Gönüllü olarak görevlerimizi kendimiz seçip,üstleniyoruz.Hepimiz eşitiz ve hep beraber,gönüllü olarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ni tanıtıyoruz.

Bizimle olmak isteyen herkese kapımız açıktır.

26 Aralık 2009 Cumartesi

Ve Rita Şarkısını Söyledi...




25 Aralık Cuma günü gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizin ardından bir dolu yazı yazmak istiyorum.Rita'nın Şarkısı mükemmeldi.Maddeler halinde aşağıdadır benden kalanlar.


1) Tabi ki '' What A Wonderful World'' parçasını önce '' Rita'dan'' daha sonra Louis Armstrog'dan duymak ağzımı kulaklarıma götüren bir hadiseydi.


2)Trajedi ve Tragedya arasında ki farkı Dr. Frank'in(Çetin Tekindor) eşsiz anlatım şekli.


3)Çehov'un ve edebiyat aleminin diğer ''baba isimlerini'' oyunda bolca duymak keyif vericiydi.Edebiyat yüklemesi yapıldı .Yaşasın!!!


4)Sonunda ben de bir etkinliğe dahil oldum:)


5)Etkinliğe katılan arkadaşlarımızın oyundan keyif almaları da mutlu olmamızı sağladı.


6) Tülay Günal ve Çetin Tekindor'un müthiş uyumu.


7)Çetin Tekindor'un karizması bütün bir haftayı flu geçirme sebebidir.


Budur şu an aklımda kalanlar.Katılan arkadaşlara çok teşekkürler.Eda 'ya daha da bol bol teşekkür .İyi ki bu oyunu seçmiş ve bizi davet etti.O artık bir ''hero''.

23 Aralık 2009 Çarşamba

DÖN DÖN DURMADAN GERİ DÖNÜŞÜM ATÖLYESİ


Dileğimiz dön dön dön durmadan diyerek çıktık yola çöp teknesinden çıkan cinle beraber. 19 Aralık cumartesi Sirkecideydik Sepetçiler Kasrında. Dön Dön Dön Durmadan Geri Dönüşüm Projesinde Gönüllüler olarak biraraya geldik. Bu kez dönüşüme dönüştürmeye gönüllüydük. Herkes kendi çöplerini de aldı geldi atölyemize. Önce çöplerimizi bir güzel yığdık masaların üzerine, herkes heyecanlıydı ve merakla bekliyordu neyle karşılaşacağını. Biraz geri dönüşümden konuştuk, biraz küresel ısınmadan, biraz da denizlerin kirlenmesinden, yokedilen ormanlardan... Ama en çok çöplerden konuştuk. Çöplerimizin geri dönüşümünden belki daha önce hiç konuşmadığımız kadar çok hem de. Kam-ile Dön Dön Dön Durmadan yaklaşık bir yıl önce ortaya çıktı. Çöpler topladı, onları geri dönüştürdü, geri dönüşümü anlattı ve tüketimi... Bir süreliğine sokaklarda devam etti yaşamına küçük bir tezgah olarak. Amaç dikkat çekmekti, insanların dikkatini çöplere çekmek ve şöyle demek onlara lütfen daha az tüketin yaşamın devam etmesini istiyorsanız eşyalar çöpler dönsün sonra yaşam insanlar dönsün sönsün durmadan diyerek yol aldı. Ve aynı amaçla atölyemizde gönüllüler kendi çöplerini dönüştürdüler resimler heykeller oyuncaklar, bok böcekleri yarattık ve hep beraber ikinci bir yaşam şansı sunduk çöplere.. Dönüştürürken dönüştük biz de yeniden. Keyifli güzel bir gün geçirdik çöplerimizle beraber. Günün sonunda Sirkeci'den ayrılıp heykellerimizi oyuncaklarımızı da alıp yollara düştük taksime ajansa doğru başladık hep beraber yürümeye.. O gün aramızda olan herkes farklı düşünüyordu artık çöpler hakkında..İnsanlar bazen merak bazen dehşet dolu bakışlarla bakıyordu ellerimizde taşıdığıımız heykellere..Ve ajansa gelince sona erdi eğlenceli yürüyüşümüz..Ve ben hepimiz çok mutlu olduk atölyemiz amacına ulaştı işte..O gün yaptıklarımız ajansta orda burada şurada..Bir göz atın bence..

Sevgiler ve teşekkürler bu cumartesi kam-ile dönen herkes..:))

YAZR: KAMİLE KUZU